“Satılık… Bebek ayakkabıları. Hiç giyilmedi”
— Ernest Hemingway
Rivayete göre Hemingway’e bir yazar ne kadar yeteneklisin der. Hemingway de bunun üzerine aklının alamayacağı kadar diye cevap verir. Adam, o zaman 10 kelimelik bir öykü yaz deyince, Hemingway de al babuş 6 kelime de yeter deyip bu hikayeyi yazar.
Büyük ihtimal Hemingway’in olmayan bu öykü bizi çok etkiliyor. (hatta ve hatta en iyi hikayesi diyen edebiyat teröristleri de var) Çünkü hikayedeki bütün boşlukları beynimiz istediği gibi dolduruyor ve bu hikayeye yazdığımız her son hüzünlü. Her sonda ya bebeğin doğmadan öldüğünü ya fakirlikten ailenin bebeğin ayakkabılarını sattığını düşünüyoruz. Her kaliteli filmde de bunu görürüz. En iyi aşk filmlerinde bir türlü kavuşamama var. İyi komediler yine dramatik olur. Düz standart iyi giden bir eser asla iyi olmaz. Demin kahve yapmak için su ısıtırken ocakta elim yandı mesela. Acı çektim. kaliteli ve iyi hayat belirtisidir bu.