Dark Light

Her gün başladığım yere geri dönüyorum. Metafor olarak değil gerçek anlamda söylüyorum bunu. 22 sene önce doğduğum hastanenin tam karşısında oturuyorum. Odamın manzarası lazer epilasyon reklamına bakıyor. Binaya asılan dev afişte büyük puntolarla “Lazer epilasyon, kalıcı makyaj ve doğum acil” yazıyor. Sırasıyla bebek yapmak için gereken her hizmeti veren bir yer. Kalıcı makyaj ne kadar yüzde duruyor mesela? Çocuğu ne kadarda yapabilirsen o kadar. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Yanında okul var, diğer tarafı çocuk parkı, karşısında börekçi var ve poğaçası diğer pastanelerden daha ucuz. Yanındaki metroya binsen mezarlığa ulaşman 10 dakika. Yaşam döngüsü şöyle 1000m2 alana sığdırılmış mini bir sims evreni gibi.  Ama her gün üstüne atılan çizgisi bile değişmeyen aynı sade poğaçayı görüp, aynı afişteki büyük puntolu harflere bakınca Truman gibi bir hisse kapılıyorsun. Bu mini sims evreninden çıkmak, çıkarken de poğaçacıyı, ebeyi ve lazer epilasyoncuyu karşına alıp Jim Carry gülüşüyle “good morning! oh, and in case i don’t see ya, good afternoon, good evening, and goodnight” demek istiyorsun.

Böyle şeyler filmlerde olur. Her güzel şey filmlerde olur. Börekçi, lazer epilasyoncu ve ebe sadece börekçi dükkanında bir araya gelebilir o da ebe gece nöbetinde değilse. Bir arada olsalar bile hepsi İngilizce bilmez. İngilizce bilseler bile yaptığım göndermeyi anlamazlar. Çünkü böyle şeyler filmlerde olur. Genellikle hayat aynı şeylerin farklı şekillerde tekrarıdır.  Şileden mini sims evrenime her gün dönüyorum. Bir gün otobüsle diğer gün otostopla. Otostop çekiyorum ve tanımadığım 5 kişi aynı arabadayız. Aynı muhabbetler dönüyor ve 45 dakika içinde hayatımızı derinden etkileyecek hiçbir ortak paydada buluşamıyoruz. Breakfast Club’da öyle değil. O 5 farklı kişi birbirlerini anlayabiliyorlar filmin sonunda. Ama filme gerek kalmadan bizi alan abi dönüş yolunda Kurtköy kavşağından sola dönse ve haydi gençler Yunanistan’a gidiyoruz dese mesela. O yolu hiç kullanmadım ama gördüğüm yollar içinde en çok Yunanistan’a gidebileceğe benzeyen yol orası. Bir sürü sıkıntı ortaya çıkar. O yol Yunanistan’a gider mi? Evi o yolun kenarında olan varsa belki. Başka türlü gidemez yoksa. Aylık akbilim var mesela ve daha 12 günü var bitmesinin. Orada geçmez akbilim. Ya da vize ve pasaport işlemleri var. Eve gidip pasaport almak gerekir. Hadi benim sims evrenim Ümraniye’de geldim aldım. Yanımdaki kız karşıda oturuyorsa n’olacak? Karşıya Marmarayla git pasaport al geri gel. O zamana kadar benzine zam gelir iş yatar. Hayal bile olası değil. Çünkü böyle şeyler filmlerde olur.

Bir yanıt yazın

Related Posts

HEvMU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin