Hayatımda tanıştığım tüm civcivler tarafından kovalandım.
Kasapta tavuğum hazırlanırken, sadece soframa gelmek için üretilen, fabrikada üretim hattı dışında bir yer görmeyen bu et parçasını izliyorum ve kafamda bu sözler yankılanıyor. ”Hayatımda tanıştığım tüm civcivler tarafından kovalandım.”
Jurassic park filminde iyi bir oyunculuk sergileyen T-rex, 68 milyon yıl önce çayırlarda bir hayvan gördüğünde besin piramidindeki yerini biliyordu. Benim gibi lise biyoloji kitabındaki kedi fotoğrafına birleşik kaş çizip, ‘’bak van kedisi :))’’ gibi zarasız bir ırkçı şaka yaparken öğrenmedi. İçgüdüsel olarak o da, kaçan hayvan da, iskeletinin sergilendiği Chicago Field Museum’daki paleontolog da biliyordu bunu. 68 milyon yıl sonra Chicago’daki bu devasa yırtıcının en yakın akrabası tavukların, yeni doğmuş bir yavrusu Amasya’da beni görüyor. Lisede öğrendiğim tüm biyoloji bilgimi hiçe sayarak beni kovalamaya başlıyor. Üstelik siyahi bir civciv olduğundan şakama alındığı için değil (o zamanlar bu civciv yaşamıyordu) büyük bir biyolojik hadsizlik ile yapıyor bunu.
Tavuklarımı ızgaralık şekilde kestiriyorum. Yanına yapacağım makarnayı kafamda kararlaştırıyorum. Ve kasaya 1 kilo tavuk göğsü için 150 lira verirken ‘’evet’’ diyorum, ‘’büyük bir biyolojik hadsizlik bu.’’